Maarif Müfettişliği Alt Komisyon Görüşme Tutanağı

335 views Leave a comment

  EĞİTİM-BİR-SEN GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HASAN YALÇIN YAYLA –

 

Tasarıda olumsuz gördüğümüz ve çekincelerimizi ifade ettiğimiz bazı maddeler var ve bunların da en önemlilerinden bir tanesi eğitim öğretim müfettişleriyle ilgili yapılan düzenleme. Zaten, kamuoyuna da biraz tasarı bu açıdan yansıdı. Hemen şunu söyleyeyim: 2011’de yapılan 652’yle Bakanlık merkez teşkilatında bulunan maarif müfettişleri eğitim denetmenleri olarak değiştirildi. Bunlar merkezden dağıtılarak illere gönderildi. Şimdi, buradan bir geriye dönüş var. Sendika olarak bizim 2004’te yaptırdığımız bir araştırma var. Öğretmenlerin yüzde 91’i teftiş sisteminin değiştirilmesini, müfettiş anlayışının ortadan kaldırılmasını istiyor. Eğitim öğretimde ileri düzeydeki ülkelere baktığınızda böyle bir yapının zaten olmadığını görüyorsunuz. Burada esas olan atadığımız okul müdürüne, kurum müdürüne ve öğretmene güvenerek idari denetimi esas olan bu yapılarla yapılmas ı taraftarıyız. Tasarıda tekrar 2011’den geri dönüş var ve tekrar merkeze 500 Millî Eğitim Bakanlığı müfettişi, 250 de müfettiş yardımcılığı kadrosunun ihdası var, ki şu anda bu yapı teftiş kurulu başkanı ve 0 müfettişle yürüyor zaten. Yani böyle bir yapıya, böyle bir tasarıya aslında gerek yok ve tekrar merkezî bir yapı ortaya koyuluyor ki bu çok daha büyük sıkıntıları ortaya koyacak. Bu arkadaşların eğitim uzmanı yapılması isteniyor. Eğitim uzmanı yapılabilir fakat Anayasa Mahkemesi kararları var. Millî Eğitim Bakanlığı yapısal değişiklikler yapabilir, işlevsel dönüşümler yapabilir, unvanları değiştirebilir fakat bu arkadaşların -1.750 civarında arkadaş var- özlük ve mali haklarından asla geri gitmemesi gerekiyor. Ama esasen müfettişlik yapısının teftişten arındırılıp rehberlik hizmetleri boyutuna gelmesi gerekiyor ki eğitim öğretimin ileride olduğu düzeydeki ülkelerde tamamen bu şekilde işlemiş durumda. Yine, şöyle ayrı sıkıntı var müfettişlik yapısında: 250 tane müfettiş, müfettiş yardımcılığı ihdası getiriliyor fakat eğitim öğretimde hizmet yapacak bu arkadaşların hiçbiri eğitimin içinden alınmıyor. Açık öğretim fakültesi hukuku bitiren birisi, iktisadı bitiren birisi müfettiş olabilirken öğretmenler müfettiş yapılamıyor, sınavla bir üst göreve gelemiyorlar ki esas problem burası. Eğitim öğretimi bilmeyen, içerden gelmeyen arkadaşlar eğitim öğretimi denetleyecek duruma geliyorlar. Yine, mevcut arkadaşların da mülakatla merkeze çekilmesi düşünülüyor. Burada da onlara bir kontenjan verilmemiş. Daha önce bu uygulama yapıldı, Kenan Evren döneminde de biliyorsunuz bakanlık dağıtıldı, çalışma bölgeleri oluşturuldu. Bu ara dönemden sonra da -şu anda taslakta böyle bir madde var- merkeze çekilecek müfettişler, çalışma bölgeleri oluşturulacak. Fakat o askerî dönem bittikten sonra tekrar bunlar merkeze çekildi. Onun için, bizim burayla ilgili temel görüşümüz şu: Biz teftiş sisteminin baştan aşağıya tekrar yenilenmesini istiyoruz ama bunun rehberlik bazlı bir teftiş sistemi olmasını istiyoruz. Arkadaşlar eğitim uzman ı yapılabilir, kadroları ve unvanları değiştirilebilir ama asla özlük haklarından geri adım atılmamalı ve şu anda çok daha güçlü, merkezî bir yapının oluşmaması bizim görüşlerimiz.

 

TÜRK EĞİTİM-SEN BAŞKANI İSMAİL KONCUK –

 

Sayın Başkanım, kıymetli üyeler; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Tabii, önemli bir kanun değişikliği söz konusu. Millî Eğitimde teftiş önemli bir yer tutuyor Sayın Başkanım. Şimdi, mevcut durum da bile teftişte ciddi bir problem yaşanırken bu değişiklik teftişi neredeyse içinden çıkılmaz hâle getirecek. Bakın, Türkiye’de 59.509 okul var. Öğrenci sayısı 17 milyon 559 bin 989. Yaygın eğitim kurumu sayısı 13.739, kursiyer sayısı 9 milyon 908 bin 286. Resmî ve özel kurumlarda öğretmen, yönetici ve diğer personel sayısı 1 milyon 100 binin üzerinde şu anda. Yani bu sayıları bilmek son derece önemli ki teftiş sisteminin ne anlama geldiğini anlayabilelim. Bütün bu kurumların teftiş ve denetimi şu anda bu maarif müfettişleri eliyle yürütülüyor yani 2.500 maarif müfettişi eliyle yürütülüyor. Ayrıca, müfettişlerimiz bu görevlerinin yanı sıra, aday öğretmenleri yetiştirme sürecinde görev alıyor, hizmet içi eğitimlerde personel eğitimi yaptırıyor, her yıl binle rce inceleme ve soruşturma görevini de yürütüyor. Mesela, Ankara’yı baz aldığımızda, 2005 yılında kişi ve kurumlar hakkında yapılan inceleme ve soruşturma sayısı Ankara’da sadece bir yılda 1.900 civarında. Buna ilave olarak, özel kurs, kurs, sürücü kursları, etüt merkezleri, yurtlar, temel liseler ve benzeri kurumların açılması onayını vermek, kapatılması, yer değişiklikleri ve benzeri işlemler için yapılan inceleme sayısı 1.040, sadece Ankara’dan bahsediyorum. Toplamda bu rakam 3 bini buluyor. Hâlihazırda bu hizmetler, şu anda görevde bulunan ve 81 il merkezinde istihdam edilen toplam 2.507 maarif müfettişi eliyle yapılıyor. Bakanlığımız, yapısal problemlerin üstesinden gelmek, uygulamaya koyduğu politikaların alanda ne ölçüde karşılık bulduğunu görmek, bur adan hareketle aksayan yönleri düzeltmek için denetim sistemini daha etkili hâle getirmek istiyor yani bu tasarıyla. Şimdi, bu nedenle, bu amaçla Bakanlık, Millî Eğitim Teşkilat Yasası’nda bu yönde bir düzenleme yapmak için düğmeye basmış ve hazırlanan Hükûmet tasarısı önümüzdeki günlerde görüşülmek üzere Meclise gelmiştir. Tasarının teftişle ilgili gerekçesinde, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından veya Millî Eğitim Bakanlığı denetimine sunulan hizmetlerin etkili, ekonomik ve verimli sürdürülmesinin sağlanmas ı; denetim hizmetleri tek elden yürütülerek eğitim hizmetlerinde muhtemel hataların giderilmesi; eksikliklerin tamamlanması ve hizmet sunumundan beklenen kalite düzeyinin yakalanması; hizmet alanındaki bütün kurumların düzenli aralıklarla denetlenmesi ve bu hizmeti sunanlara etkin olarak rehberlik yapılması; eğitim, öğretim, yönetim ve denetim hizmetlerinin yerel etkilerden uzak, çağdaş bilimin öngördüğü nesnel olgulara dayalı olarak sürdürülmesi amaçlanıyor. Bu tasarının gerekçesinde bunlar yazıyor. Bunlar Bakanlığın gerekçeleri. Bakanlık, 2.507 müfettişle yukarıda belirttiği hedef ve amaçları T B M M Tutanak Hizmetleri Başkanlığı İncelenmemiş Tutanaktır Komisyon : Millî Eğitim Tarih : 07/06/2016 Saat :15.30 Kayıt: Millî Eğitim Stenograf : Uzman : ………………. Sayfa: 9 bir anlamda gerçekleştiremediğini söylüyor yani bu amaçları gerçekleştiremediği için bu sistemi değiştirmek gerektiğini ifade ediyor. Bu hedefleri gerçekleştirmek için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyduğunu bu şekilde ilan ediyor. Peki, bu tasarıyla ortaya çıkan yapı, bu belirtilen zafiyetleri ortadan kaldırabilir mi? Bu kadar işin yürütülmesinde –yukarıda saydığımız iş ve işlemler- 2.507 maarif müfettişi sayısı bile şu anda yetmiyor efendim. Şu anda 2.507 sayısını bir 5 bine falan çıkarmak gerek ki maarif müfettişlerinin iş yükü azalsın, işler daha sağlıklı sonuçlanabilsin. 2.507 müfettişle dahi bunları beceremeyen Millî Eğitim Bakanlığı müfettiş sayısını 500’e düşürüyor ve düzenleme yapıyor. Bakanlığımızın, 2.507 kişiyle eksik, hatalı yaptığını; etkin, kaliteli ve periyodik bir şekilde yapamadığını belirttiği hizmetleri aynı kişiler içinden seçtiği 500 personelle daha iyi yapacağını söylemesi bir kere akla zarar bir uygulamadır. Getirilmek istenen düzenleme Millî Eğitim Bakanlığında müfettişlik hizmetini kaldırmamakta, aksine aynı unvanı korunmakta ancak bu unvana ilişkin kadroların içi boşaltılarak mevcut müfettişlerin bir anlamda tasfiyesi amaçlanmaktadır. Sınavla giren kariyer bir meslek mensubunu sınav gerektirmeyen ve kariyere dayalı olmayan bir mesleğe yasa yoluyla atamaya gitmektedir Millî Eğitim Bakanlığı. Efendim, şimdi, maarif müfettişliği kariyer bir meslektir. Şimdi, siz kariyer bir mesleği eğitim uzmanlığı gibi kariyer meslek olmayan bir alana atadığınızda karşımıza hukuki engeller çıkacağı açıktır. Mesela, şu anda Millî Eğitim Bakanlığında okul müdürleri görevden alındı, yargı sürekli kararlar veriyor ama şu anda Millî Eğitim Bakanlığı bu yargı kararlarını b ile uygulamıyor. Muhtemelen, Anayasa Mahkemesinden dönecek bir yasa tasarısıyla karşı karşıyayız. Sistemi bozacağız, ondan sonra Anayasa Mahkemesi iptal edecek, değiştirecek, yerel mahkemelerle bir sürü karışıklıklar yaşanacak ve bu sistemi, mevcut, düzenl i yürüyen bir sistemi esasında şu anda biz bozmak üzereyiz Sayın Başkanım. Yani, hangi amaçla bozuyoruz? Millî Eğitim Bakanlığını, Millî Eğitim Bakanını esasında endişelendirmesi gereken bir durumla karşı karşıyayız şu anda. Bu teftişi kiminle yapacağız? Efendim, şimdi, birçok şey söylenebilir. Ben burada şöyle bir teklifte bulunayım, uzun uzadıya bunları tek tek okumanın bir anlam ifade ettiğini düşünüyorum. Şimdi burada, mevcut sistemi tek çatı altında toplama talebi bizim de zaten uzun zamandır ortaya koyduğumuz bir taleptir yani tek çatı altında toplanması yanlış bir talep değildir. Burada yapılması gereken, akla en uygun olan şey mevcut sistemi tek çatı altında toplayarak bütün müfettişlerimizi bu sistem içerisine yeniden entegre etmek ama mülakat aşama sı olmadan çünkü bu insanlar zaten yıllardır bu işi yapan insanlar ve sınavla maarif müfettişliği hakkını kazanmış insanlar yani bu aşamalardan geçmiş insanları siz ölçme kabiliyeti olmayan bir mülakat sistemiyle yeniden ölçerseniz bunun da hukuki bir karşılığı mutlaka çıkacak, bu da yeni karışıklıklar doğuracak. Efendim, teklifimiz şu: Mevcut sistem korunmadan, tek çatı altına alınarak 7 bölgede bölge sistemleri, bölge maarif müfettişliği sistemi oluşturulsun. Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığ ına bağlı… İl millî T B M M Tutanak Hizmetleri Başkanlığı İncelenmemiş Tutanaktır Komisyon : Millî Eğitim Tarih : 07/06/2016 Saat :15.30 Kayıt: Millî Eğitim Stenograf : Uzman : ………………. Sayfa: 10 eğitim müdürlüklerine de bağlı olmasın çünkü bu müfettişler il millî eğitim müdürlerini de denetliyor, şu andaki sistemde bunların altında bir eleman gibi görünüyor maarif müfettişleri. Dolayısıyla, kendi amirini denetleyen adam olması söz konusu olmaz. Onun için, doğrudan teftiş kuruluna bağlı, 7 bölgede ihdas edilen bölge müfettişlik sisteminde görev alsınlar ama il millî eğitim müdürlüklerinin üzerinde bir konumda görevlerine devam etsinler. Tabii, burada Maliyenin bir engel çıkarması söz konusu olduğu için mevcut haklarıyla bu çatı altına girsin müfettişlerimiz. Yani, bu problemi çözmek için en akılcı yol şu anda bu gibi görünüyor. Mevcut haklarıyla, mevcut özlük hakları neyse, kaç lira maaş alıyorlarsa, diğer özlük hakları neyse bu özlük haklarını artırmadan, aynı özlük haklarıyla tek çatı altında teftiş kuruluna bağlı, merkez teşkilatına bağlı 7 bölgede hizmet eden bir müfettişlik sisteminin oluşturulması doğru bir yaklaşımdır ama madem bir şeyi düzeltmek adına bir kanun tasarısı gündeme geliyor, bu sayı da artırılmadır. Yani, şu andaki müfettişlerimizin sayısının, oranının üzerinde de bir sayıyı bunlara ekleyerek yani 2.507 sayısını bin artırmak mümkün yani 3.500 sayısına çıkararak eğer bu tasarıyı kanunlaştırırsanız doğru bir haml e yapmış olursunuz, bir sistemin bozulmadan daha verimli hâle getirilmesini sağlamış olursunuz. Şunu da ifade etmek istiyorum: Yıllardır Millî Eğitim Teşkilatında çalışan bir insan olarak şu anda görev yapan Millî Eğitim maarif müfettişleri arasında çok uçta insanlar görmedim yani bölücü faaliyetler içerisinde giren hiçbir müfettişle bugüne kadar ben karşılaşmadım yani bu 2.507 müfettiş arasında bu tip faaliyetlere katılan insanlar yoktur. Bunları gerekçe olarak öne sürenlerin hiçbir nesnel, objektif bir veriye dayandığını da düşünmüyorum -bu iddia edilebilir, bu söylenebilir- ben milliyetçi, muhafazakâr bir insan olarak. Bu müfettişlik sistemi içerisinde devletine bağlı insanlardır; hangi siyasi görüşten, hangi yelpazeden olursa olsun bu arkadaşlarımız ger çekten devletine bağlı, işini iyi yapan insanlardır. Eğer bu sistemi ortadan kaldırırsanız teftiş sistemini tamamen ortadan kaldırmış olursunuz ve şu anlattığım binlerce iş ve işlemi yapabilecek kapasitede bilgi birikimine, donanımına sahip insanları bulamazsınız. Şu anda bazı okul müdürleri muhakkik olarak görevlendiriliyor Sayın Başkanım. Bunların değerlendirmelerini, raporlarını incelediğinizde birçoğunun eksikliklerle dolu, yanlışlıklarla dolu raporlar olduğunu… Çünkü işi bilmeyen insanlar tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmelerin arzu ettiğimiz sonuçları alabilmemizi sağlaması mümkün değildir. Muhakkik olarak görevlendirilen okul müdürlerinin yaptığı değerlendirmelerin yüzde 50’sinden daha fazlasında mevcut teftiş sistemine aykırı sonuçlarla son uçlanan raporlarla karşı karşıya kalıyoruz. Dolayısıyla, kendi alanında yetişmiş bu insanları Millî Eğitim teşkilatı içerisinde korumamız gerekmektedir çünkü bunları eğitim uzmanı yaptığınızda boşu boşuna maaş verdiğimiz, hiçbir iş yapmadan oturan, bu donanımını, bilgi birikimini heba etmiş, gelecek adına, milletimizin geleceği adına heba ettiğimiz insanlar olacak. Şu anda zaten bunlardan Beşevler’de bulunan havuzda belki 1.000 kişiden fazlası var, boş oturuyor, maaşını alıyor, hâlâ oturuyor. Yani, yaklaşık -eğer bu kanun tasarısı böyle çıkarsa- 2.500 kişi, hadi içinden 500 tanesi bir şekilde bir torpil morpil  bularak mülakat sisteminde geçerse -bu mülakat sisteminin de torpil sistemi olduğunu biliyoruz, belki de bir sürü kabiliyeti, liyakati olmayan insan b u 500’ün içerisine girecektir- diğer 2.000 tanesi boş oturarak maaş alan insan durumuna düşürülecektir. Bunları söylemek bizim açımızdan doğru bir yaklaşımdır. Ben teşekkür ediyorum. İnşallah bu yanlıştan dönülür. Aklıselim bir yol hem Millî Eğitimimizdeki teftiş sistemi adına hem gerçekten görevlerini hakkıyla yapan, donanımlı, birikimli bu müfettişlerimizi Türk Millî Eğitimi adına korumak adına güzel bir adımı bu Komisyon atar diye umuyorum. Saygılar sunuyorum.

 

EĞİTİM-SEN GENEL ÖRGÜTLENME VE YÜKSEKÖĞRETİM SEKRETERİ İSMAİL SAĞDIÇ –

 

Ben üç konuda size görüşlerimi ileteceğim. Bir tanesi 652 sayılı Yasa’da yapılmak istenen değişikliklerle ilgili. Biliyorsunuz, 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve bazı kanunlarda bu yasa tamamında değişiklik yapıyor. Özü maarif müfettişleriyle ilgili. 2.507 tane maarif müfettişi var, bunlar bir geçici maddeyle eğitim uzmanlığına alınıyor, daha sonra da bunlardan 500 tanesi tekrar müfettiş olarak görevlendiriliyor. Şimdi, müfettişlerin yaptığı iş son dönemde aynı fakat geldikleri yer bakımından iki farklı statü uygulanıyordu: Bir tanesi, Bakanlıktan gelenlerin özlük hakları faklıydı; ilköğretim müfettişliğinden gelenlerin özlük hakları farklıydı. Şimdi, bunların arasındaki farkın giderilmesi beklenirken birdenbire bunların tamamı görevden alınıyor. Liyakat ve kariyer mesleğidir. Bu arkadaşlarımız müfettiş olurken sınavlara girdiler, belli bir öğretmenlik şeyinden sonra sınavlara girdiler, hatta bazıları bu işin ilmini de, bilimini de okudular, yönetim-denetim bölümü mezunları. Tabiri caizse bu arkadaşlarımız iğne deliğinden geçip müfettiş oldular ve Millî Eğitimdeki temel direklerden, belkemiklerinden bir meslek grubu. Bir kanunla, kanundaki bir geçici maddeyle bunların kadrolarının elinden alınması doğru değil. O açıdan baktığımızda da, zaten 500 tanesini tekrar müfettiş yaptığınızda, soruşturmayla görevlendirdiğinizde rehberlik ve denetim boşta kalacak bir durumdur. Bunların denetleyeceği alan sadece Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullar değil. Bakın, beraber yaşadık, gördük: Denetimsizlik Karaman’da başka bir şeye neden oldu. Konya’da geçmişte deprem olmuştu, depremde -yine benzer- evler yıkılmıştı, öğrenciler buralarda zarar görmüştü, ölmüşlerdi. Doğal olarak bu arkadaşlarımızın buraları da denetlemeleri gerekiyor. Bunlara bu şekilde bir tasarruf uygulanması okul öncesi eğitimi, karma eğitimi ve Millî Eğitim Bakanlığına bağlı kurumları, hatta şu temel liseleri tamamen denetimsiz hâle getirecektir ve Millî Eğitimin içinde bulunduğu durumu tamamen fazlalaştıracaktır, bunun bilinmesi gerekir. Aynı zamanda bunun kamuda tasfiye girişimlerinin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekir. Tabii, bunun nedeni nedir? Ben bunu öznel olarak da paylaşmak istiyorum sizinle. Şimdi, Millî Eğitim Bakanlığında 2.507 müfettiş var. Şu anda Millî Eğitim Bakanlığı sadece bizim Sendikamıza üye yaklaşık 15 -16 bin soruşturma yürütüyor. Aldığımız bilgiler var ki bu bilgileri 11 Mart 2015 yılında -dışarıda gördüm- Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Kurulu Başkanı ve Müsteşar İstanbul’da bir toplantı düzenliyorlar ve illerin maarif müfettişleri başkanlarını tehdit ediyorlar “Bu tür soruşturmalardan tek ceza vereceksiniz.” diye. Anlaşılan o ki bunları yerine getirememe söz konusu, buna bir önlem alıyorlar; yoksa ortalıkta söylenen ismiyle “200 PKK’lı müfettiş var, 160 cemaatçi müfettiş var, bunları temizleyeceğiz.” propagandası eşliğinde 2.507 kişiye yapılan uygulama doğru bir uygulama değildir. Kaldı ki bu iş için de mahkemeler vardır ve mahkemeler bu işin -suç varsa eğercezasını verir. Böyle bir yakıştırmanın, yaftanın yapıştırılmasını da doğru bulmuyoruz. O açıdan, iki şeyin yapılması gerekiyor: Ya bu yasayı tamamen geri çekmek gerekiyor, bu bölümü ya da -başta da ifade ettiğim gibiaralarındaki özlük hakkı farkını giderecek bir çalışmanın bu şekilde bu Komisyondan geçmesi yararlı olacaktır diye düşünüyorum. Kaldı ki böyle yaptığımız zaman illerde gerçekten okullar tamamen siyasal kadroların; hatta daha da ileri gideyim, sendikal kadroların; daha da ileri gideyim, DoğuGüneydoğu Anadolu Bölgesi’nde aşiret ilişkilerine teslim olmuş durumda olacaktır çünkü Millî Eğitim müdürleri, okul müdürleri bu denetimi yapacak -öyle görünüyor, boşta kalan şeyi- bu ilişki de doğru bir ilişki olmaz. Mil lî Eğitimin belkemiği olan bu rehberlik ve denetim meselesi bu şekilde halledilemez diye düşünüyorum.

 

PROF. DR. İLHAN ÜZÜLMEZ –

 

tasarının, 2’si yürütme maddesi. Farklı konuları düzenlemekle birlikte, esas olarak düzenlenen konuların maarif müfettişliklerinin durumunun olduğunu yani burada yeni bir yapılanmanın öngörüldüğünü görüyoruz. Maarif müfettişlikleriyle ilgili düzenlemelerde düzenleme bakımından hissettiğim şu: Anlaşıldığı kadarıyla mevcut sistem hantallaşmış, tek elden işlemeyen, farklı uygulamalara yol açan bir mahiyet arz ediyor ve bunun önüne geçmeye

Haberin devamı için TIKLAYINIZ

Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişliği alt komisyon görüşme tutanağı yayınlandı.
Başkanlık Sayfası: MAARİF MÜFETTİŞLERİ BAŞKANLIĞI Sayfası İçin … İl Maarif Müfettişleri ve Yardımcılarından ihtiyaca göre komisyon veya …
Bu sitedeki içerikler ve görseller TC MEB İstanbul Maarif Müfettişlerine aittir. … Maarif Müfettişleri Başkanlığı Yarıyıl Değerlendirme Toplantısı 24.02.2015 …

Author Bio

No Description or Default Description Here

You must be logged in to post a comment Login

Bir Cevap Yazın